24 Ocak 2011 Pazartesi

True Grit

Tüm ögeleriyle bir Coen kardeşler filmi daha hem yazıp (daha doğrusu bu film için senaryolaştırıp demek daha doğru) hem yönetim hem yapımcılığını yaptıkları bir proje.
Film senaryosu 1969 yılındaki John wayne e oscar kaznadıran true grit filmindeki senaryo ile aynı diyebiliriz.Filmden çok aynı kitaptan esinlendiklerini söylüyor Coen gardaşlar.
Şimdi yazıyı yazarken afiş dikkati mi çekti ve gerçekten şaşırtıcı derecede kötü ve yanlış bence.bu afişi gören hiç bir kadının bu filmi izlemeye ikna olacığını sanmıyorum.Halbuki bir western olmasına rağmen gerçekten herkesi etkileyebilecek "aile filmi" tadında kan vahşetten uzak basit kurgulanmış yeri geldiğinde klişeler ile bol bol karşılaştığımız ancak orjinal ve etkileyici sağlam karakterlerle dolu bir film.Afiş de gördüğünüz genç kız filmin baş karakteri olarak sonuk kalmış, ki filmde baskınlığı ve rolü gerçekten çok çok fazla.Tabi ki Jeff Bridges usta bir oyunculuk sergiliyor sanırım baya alıştı artık ayyaş oyunculuğuna... Matt Damon beni hep şaşırtıyor adamın tipi ve oyunculuğu içinde yer aldığı projeler hep farklı ve değişik yerlerde karşınıza çıkabiliyor.Tabi filme öyle ahım şahım bir yeri yok ki bence karakterinin enterasanlığını ya Coenler yada o çok yansıtamamış.Trailerina baktıktan sonra hafif bir konusundan bahsedelim sonrasında oyuncular ve yönetmen ler hakkında konuşuruz.



,

KONU: Küçük kızın babası öldürülüyor.Bunlar etliye sütlüye karışmayan bir çiftçi aile .kimse babasının katilini kovalamayınca kızda kendisi kovalamaya karar veriyor ve şerif yardımcısının kanına giriyor. ve film başlıyor 
film boyunca kızın kararlı haline hayran kalacaksınız.Bu intikamın verdiği bir güc mü yoksa kızın karakterindeki kuvvet mi anlamak zor oluyor. 

YÖNETMEN(LER)

Ethan ve Joel COEN : rasing arizona -fargo -barton fink- the man who wasn't there-the big lebowski-no country for old men-burn after reading-a serious man hepsi arşivde ye retmiş güzel ve tavsiye edilebilecek filmler.Artık bunlara True grit i gözü kapalı eklerim.


OYUNCULAR : 

Hailee Steinfeld  

Başröldeki kızımız ilk sinema filmi ama daha önceleri tv işlerinde çalışmkış hep
karakter gerçekten buyuk şans ve bunu iyi kullanmış

Jeff Bridges

  • Akıllarda big lebowski deki dude olarak yer etmiştir hep ama filmografisi gerçekten çok kalabalık adam ne var ne yok oynamış bir kaçını hatırlatalım yeterli olur sanırım :
  • crazy heart ta bad blake roluyle oscarı götürmüştür..
  • the man who stare at goats
  • iron man
  • big lebowski
  • Starman
saymakla bitmez en iyi siz kendiniz araştırın bu adamı...


Matt Damon


birazdan akılda kalan bir kaç filminden bahsedeceğim ama en ilginç yanı işin bu adamın oscarı yazarlıktan alması Good will hunting filmi ile ben affleck ile paylaşmış beraber yazdıkları için.

filmleri : 
  • good will hunting
  • saving private ryan
  • oceans eleven-12
  • the bourne  üçlemesi
  • departed
  • Invictus
  • Green zone

Benim notum 7/10  film güzel karakterler sarıyor ama coenler bende beklenti artırıyor hep diğer filmlerine göre daha az etkilendim.

19 Ocak 2011 Çarşamba

127 hours -127 saat

Filmi övmeye yada yermeye başlamadan önce bir kaç uyarı yapayım ...bu daha ilk yazıdır ve imla kurallarına dikkat edilmicek.
ikinci olarak hiç bir şekilde spoiler uyarısı falan vermem.direk yazarım ona göre sonra oha sıçtın bütün filmi anlattın falan demeyesiniz...

evet ilk filmimiz(en son bunu izledim) 127 hours yazıyı yazdığım gün itibariyle imdb (internet movie database) 8 civarlarında dolaşmakta film.

yönetmen arkadaş:
Danny BOYLE : bu arkadaş efendim gerçekten büyük başarılara imza atmış ödüller kazanmış bir yönetmen.. İsmen (tarantino-rodriguez-spielberg scorcese vs..) tanınmasada filmleri hepimizin ruhuna işlemiş gündemimizi meşgul etmiş filmlerdir özellikle çıkış filmi diyebilceğimiz 96 yapımlı "trainspotting" ile öğrenci gençlerin uyuşturucu rezalettir fimlerinin arasında yer almıştır.. Bir de bilmem neden gittiğim her bar club da wc etrafında bir yerlerde bunların böyle beşli posteri oluyor...anlamış değilim... 
neyse devam edelim arkadaşın diğer akılda kalıcı filmi 28 days later.. izleyenler bilir .. neyse gelgelim lafı fazla uzatmadan Slumdog millionare nin yönetmeni olduğunu açıklamaya..Evet adamın yaptığı bu film tam tamına 8 oscar almış.kenar mahalle itini hikayesiyle o zamanlar benjamin button filmiyle yarışıyordu ..ama ezdi geçti.hakkıdır değildir onu bilemem  .zaten size şunu diyeyim Fight club oscarda en iyi filmi kime kaptırmıştır bunu araştırın ağlarsınız...


oyuncular: James Franco kendisini spider serisi boyunca yan karakterlerden biri olarak tanıyabilirsiniz...Harry Osbourne idi .onun dışında birde izleyenler "pineapple express" den bilir. Aslında bu adam "freeks and geeks " diye bir dizide meşhur olmuş sanırsam .. neyse..
gelelim filme önce bir traileri izleyen isterseniz üstüne konuşuruz...


aron ralston

trailer da film baya anlatılıyor. Şimdi azcfık da ben deyineyim. Aron diye bir arkadaş var amerikada utah da bir canyon da takılıyo bu o tepe senin o yarık benim o mağara senin. adamın yuvası orası ..Bİraz da manyak adrenelin heveslisi bir tip.bunun üstüne yalnızda bir adam belki bu yüzden dağlara tepelere vurmuş kendini yada dağlara tepelere vurduğu için yalnız kalmış her ikiside olabilir.Efendim bu hikaye tamamiyle mi bilmiyorum ama based on a true story.. Aron Ralston diye biri gerçekten mağarada sıkışmış ve 127 saat hayatta kalmış.Araştırısanız vikipedi bile sayfa ayırmış adama üstüne üstlük adam hakkında daha önceden bir belgeselde var.Herneyse filmde hem bildiğimiz kamera açıları hem aron ın kendi kamerasında gördüğümüz açılar şovlar.Filmde çok farklı duygular ile kızabilirsiniz acıyabilirsiniz özenebilirsiniz korkabilirsiniz.Hatta yaptığı şovlarla çoğu zaman gülebilirsiniz.Zekice çözümler bulan bir adam aron zaten hem mühendis hem de vakti zamanında bizim akut gibi birşeyde çalışmış... evet efendim filmin jenerik kısmı biraz garip ulan yanlış filme mi girdim diyebilirsiniz bende anlamadım .

Nitekim : benim puanlamam sizin için ne kadar önemlidir ama ben kendimce filme 7.5  verdim .Arkadaşlara önerilenebilecek ama fazla beklenti yükseltilmeyecek bir film.Sade-biyografik hafiften-ve enterasan bir film- filmin %90 ı tek mekanda geçiyor.ama güzel geçiyor... siz olsaydınız o yarıkta napardınız insan film süresince bunu düşünüyor hep...

iyi seyirler ...